HIZLI ERİŞİM İLETİŞİM

Ertuğrul Özkök, NeoTech Kampüs’ü Hürriyet’teki Köşesine Taşıdı



Duayen gazeteci ve yazar Ertuğrul Özkök, geçtiğimiz günlerde Nişantaşı Üniversitesi’ni ziyaret ederek Kurucu Başkanımız Levent Uysal ile Maslak 1453 NeoTech Kampüs içinde bir gezi gerçekleştirmişti. Kampüsteki teknolojik alanları tek tek deneyimleyen ve NishNova bünyesinde girişimcilik projeleri üreten öğrencilerle sohbet eden Özkök, NeoTech Kampüs’ten çok etkilendiğini ve en kısa zamanda tekrar ziyaret edeceğini ifade etmişti. Bu güzel gezinin ardından Ertuğrul Özkök, Nişantaşı Üniversitesi NeoTech Kampüs gezi notlarını Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesine taşıdı. İşte gazeteci ve yazar Ertuğrul Özkök’ün NeoTech Kampüsü anlattığı köşe yazısı:

YALAKA BİR RUS ROBOTU ELİNİZİ SIKARSA SİZ NE HİSSEDERSİNİZ?

ÜÇ tuhaf soru...

- Hayatınızda hiçbir robotun elini sıktınız mı?

- Hiçbir robot fotoğrafınızı çekti mi?

- Hayatınızda hiçbir robotla dans ettiniz mi...

Geçen hafta bu üçünü de yaptım.

Size izlenimlerimi anlatayım.

 

Nişantaşı Üniversitesi’ni ziyaret ettim.

Kapıda beni üniversitenin CEO’su Tolga Şaşık ve bir robot karşıladı.

CEO daha ağzını açmadan robot elini uzattı.

Ben de otomatik bir refleksle elimi uzatıp sıktım...

- Eli basbayağı insan eli şeklindeydi. Eli sarması hafif mesafeli bir insanınki gibiydi.

- Sadece parmaklarında sanki mekanik bir eldiven varmış hissi uyandırdı.

- Sonra tam mekanik değil, tam insanınki gibi de değil bir sesle “Nasılsınız” dedi.

- Tuhaftır henüz tanıştığımız halde ona “siz” değil, “sen” diye seslenip “Beni tanıyor musun” dedim.

O ise ‘siz’ diye konuşup, beni bir anlatmaya başladı ki...

Aman Allahım ne yalakalık... Beni öve öve bitiremiyor.

Sonra birlikte dans ettik.

Tabii ki o bana değil, ben ona uydum...

Robotla iyi bir ikili olduk.

 

BELLAGIO GİBİ BİR İTALYAN KASABASINDA ÖĞRENCİ OLMAK

NİŞANTAŞI Üniversitesi’ni çok dinlemiştim.

O nedenle merak ediyordum.

Maslak’ın alt tarafında yeni kurulan 1453 bölgesinde eğitim yapıyor. Devasa bir binanın ilk 3 katında 130 bin metrekarelik çok ilginç ve bana göre devrimci bir eğitim tasarımı var.

Binanın giriş katından girdiğimizi sanıyordum. Meğer kot farkı nedeniyle 22’nci kattan giriyormuşuz.

Her biri 30 biner metrekareden oluşan 3 kat var.

Her kat, sanki iç mekânda kurulmuş şehir caddeleri gibi tasarlanmış.

Ortadaki caddenin etrafında butikler ve dershaneler yer alıyor.

Yani kendinizi ‘Avrupa Yakası’ dizisindeki semtte yaşıyor gibi hissediyorsunuz. Sınıfların hemen yanında laboratuvarlar var.

Bu tasarım bana Las Vegas’ta Bellagio ve Caesars Palace otelleri içinde kurulan devasa suni Bellagio kasabasını hatırlattı.

Binanın içinde dolaştığınız halde kendinizi sanki gerçek bir kasabada dolaşıyor gibi hissediyorsunuz.

 

ÜÇ ÖĞRENCİYE 35 BİN TL VERİP ŞİRKET KURMAK

BENİ en çok etkileyen bölümlerden biri startup öğrencilerin çalıştığı salon oldu.

Üniversite, üçer kişilik öğrencilerden şirketler kurup onlara 25 bin lira sermaye veriyormuş.

Bu çocuklar bir araya gelip şirketleşiyor ve çeşitli projeler geliştiriyor.

Sonra yanlarına stajyerler alıyorlar. O kadar heyecanlılar ki...

Bir öğleden sonramı onlarla geçirip projelerini dinledim.

 

BULUNDUĞU SEMTLE İÇ İÇE YAŞAYAN BİR ÜNİVERSİTE

ÜNİVERSİTENİN bulunduğu bölgede 25 bine yakın insan yaşıyor.

Üniversitenin 40 bin civarında öğrencisi var.

Civarda yaşayan insanların da üniversitenin imkânlarından yararlanma hakkı varmış. Gelip restoranlarında yemek yiyip kafelerinde oturabiliyorlarmış.

Üniversitenin kurucusu ve vakfın yönetim kurulu başkanı Levent Uysal’ı Turkcell ve Türk Telekom’daki yöneticilik yıllarından tanıyorum.

Ayrıca E-Kolay’ın kuruluş yıllarında da çalışmıştı.

Onu vizyoner bir insan olarak tanıyordum.

Bu üniversiteyi ve ona getirdiği bu yepyeni anlayışı görünce anladım ki, Türkiye uçmaya hazır bir ülke.

 

Yayınlanma Tarihi: 25.06.2018
Görüntülenme: 871