HIZLI ERİŞİM İLETİŞİM

Neden Kudüs, Nasıl Kudüs Çalıştayı



Kudüs’te meydana gelen son gelişmeler ile ilgili olarak Nişantaşı Üniversitesi’nde  16 Mayıs 2018 tarihinde Rektör Prof. Dr. Esra HATİPOĞLU başkanlığında bir çalıştay düzenlenmiştir. Çalıştayda, katılımcı öğretim üyeleri tarafından bölgedeki gelişmeler ayrıntılı olarak değerlendirilmiş ve aşağıdaki konularda görüş birliğine varılmıştır.

  1. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararının anlamı aslında açık olarak Trump yönetiminin hazırlayıp 2017 yılı sonunda yayımladığı Ulusal Güvenlik Strateji belgesindeki satır aralarından anlaşılabilecektir. Sözkonusu belgeye göre artık cihatçı terörle ve Arap milliyetçiliği ile mücadelede Amerkan yönetimi tarafından kesinlikle tavizkâr davranılmayacaktır. Burada gözetilen çıkarlar sadece ABD’nin güvenlik kaygılarının giderilmesini kapsamamakta, İsrail ve Trump yönetiminin ortak mücadele ekseni olarak karşılarına aldıkları İran’ın Suriye politikasını uluslararası alana taşıma amacını da gütmektedir.
  2. Başkan Obama’nın kimyasal silah kullanımını kırmızı çizgi olarak belirlemesine rağmen, Suriye yönetimine karşı harekete geçmediği düşünüldüğünde, strateji belgesinde Ortadoğu’daki çatışmaların esas sorumlusu olarak görülen cihatçı teröre ve İran’a karşı mücadele için verilen sözlerin tutulması büyük önem kazanmaktadır. Bu kapsamda değerlendirildiğinde, büyükelçiliğin taşınması, İran’a, Hamas’a ve İslam dünyasına İsrail’in bekâsını sağlayacak bütün tedbirlerin alınacağı konusunda ABD taraından verilen sert ve kararlı bir mesajdır.
  3. Burada ABD’nin İsrail’e verdiği açık ve net desteğin nedenlerini tartışmak yerine, bu desteğin muhtemel sonuçlarının neler olacağını ve bu sonuçlara nasıl katlanılacağını dikkate bile almayan bir süper gücün, sert güç kullanımında kendi ülkesindeki realistleri bile şaşkınlığa uğratan uygulamalarıyla yarattığı tehditten söz etmek gerekecektir. ABD cihatçı terörle mücadelede PYD/PKK ile yaptığı ittifak örneğinde olduğu gibi yine yanlış ortak seçmiştir. Ulusal çıkarları uğruna terörle mücadelede terörün kullanılmasını destekleyen ABD yönetimi için Kudüs’ün kimin başkenti olacağından ziyade, ABD’nin bundan ne kazanacağı önemlidir. ABD açısından insan yaşamının, devletlerin egemenlik haklarının, uluslararası hukukun anlam ve önemi görecelidir zira herşeyden “Önce Amerika” gelmektedir.
  4. ABD doğrudan kendisi güç kullanmadığı için İsrail’in Filistin’deki sivil direnişe verdiği ölçüsüz, orantısız ve insanlık dışı tepkinin sorumluluğundan kurtulacağını mı düşünmektedir bilinmez ama, eli yine masum kanına bulaşmıştır. Vietnam’da, Irak’da, Suriye’de ABD’nin savaşmayan sivil halka verdiği zarar tarihe nasıl not düşüldüyse, Filistin halkına uygulanan zulüm ile birlikte, Kudüs’ün Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmiş olan ve korunması öngörülen statüsünü bozan, bölgeye kargaşa, kan ve terör getiren son uygulaması da hep nefretle hatırlanacaktır.

Çalıştay kapsamında görüşülmek suretiyle üzerinde mutabık kalındığı üzere, Nişantaşı Üniversitesi olarak bölgedeki gelişmeler yakından takip edilecek, konunun milli hassasiyetlerimiz ve insani değerlere bağlılığımız bakımından anlam ve önemi her platformda muhataplarımıza açıklanacak, öğrencilerimize konunun uluslararası hukuk ve siyaset bağlamında etki ve sonuçları derslerde örnekleriyle anlatılacaktır.

 

Yayınlanma Tarihi: 16.05.2018
Görüntülenme: 723