HIZLI ERİŞİM İLETİŞİM

Prof. Dr. Öztürk: Karne Hediyesinin Manevi Değeri Olmalı



Karnedeki başarısından dolayı çocuğu ödüllendirmenin yanlış bir davranış olmadığını belirten Prof. Dr. Özgür Öztürk, hediyenin maddiyattan çok manevi bir değer taşıması gerektiğini söyledi. Öztürk, “Hatırası olan ödüller, çocuğu gelecekle ilgili daha fazla motive eder” dedi.

Öğrenciler yoğun geçen bir eğitim-öğretim döneminin ardından yarın karnelerini alacaklar. Böylelikle yaklaşık 18 milyon öğrenci için tatil dönemi başlayacak. Aileler, bu dönemde çocuklarının karnesini bir ödülle kutlamayı tercih edebiliyor. Çocuğun karnesini ödüllendirmenin kötü bir yanı olmadığını ifade eden Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi Psikiyatrist Prof. Dr. Özgür Öztürk, bu ödülün illa da maddi bir değer taşıması gerekmediğini belirtti.

“AİLECEK RUTİNİN DIŞINA ÇIKIN”

‘Hediye aile bütçesini sarsmamalı’ diyen Prof. Dr. Özgür Öztürk, “Başarılı çocuğu mükâfatlandırmak iyi bir şeydir. Ama illa mükâfatın maddi bir değerinin olması gerekmiyor. Ödül, ailece gidilen bir tatil, beraberce geçirilen vakit, çocuğun çok istediği bir tiyatroya ya da sinemaya ailecek gitmek gibi etkinlikleri içerebilir. Yani ailece rutin dışına çıkmak gerekir. Ancak hediye, ailenin bütçesini çok şaşırtmayacak, abartılı olmayacak şekilde olmalıdır. Mesela bir bisiklet almak, çocuğu bir kursa göndermek, bir kampa göndermek gibi ödüller de olabilir. Ailenin kendi sınırlarını zorlayıp aşırı derecede rahatsız edici ve çocuğu da standartlarının dışına çıkarıcı bir ödül olmaması lazım” diye konuştu.

 “MADDİ DEĞERİ OLAN HEDİYELER ÇABUK TÜKETİLİYOR”

Maddi değeri yüksek olan ödüllerden çok manevi değer taşıyan ödülleri tercih ettiklerini anlatan Prof. Dr. Öztürk, “Ölçülü olduğu takdirde maddi mükâfata karşı değiliz. Bunun yanı sıra çocuğun aile ile birlikte vakit geçirmesini ve sıra dışı bir faaliyet yapmasını çok daha doğru buluyoruz. Çünkü maddi hediyeler çok kısa sürede tüketiliyor. Örneğin bisiklet, bilgisayar oyunu gibi yeni bir hediye aldınız. Bunlar çok kısa sürede tüketilir. Ama manevi değeri olan şeyler ömür boyu unutulmaz. Mesela bir tatil, bir kamp bu tür hediyeler çocuk tarafından yıllarca hatırlanır. Anısı olan ödüller, çocuğu gelecekle ilgili daha fazla motive eder” ifadelerini kullanır.   

“BAŞARISI KADAR BAŞARISIZLIĞINI SAHİPLENİN”

Övgü ve yergide aşırıya kaçılmaması gerektiğini vurgulayan Öztürk, başarılı veya başarısız karnede karşısında ailelere şu uyarılarda bulundu: 

“Aşırı takdir edilen çocukta da hiç takdir edilmeyen çocukta da aynı şeyleri görüyoruz. Dolayısıyla her zaman ailelerin ölçülü olmasında fayda var. Övgüde de yergide de ölçüyü kaçırmamak lazım. Aileler karne nasıl gelirse gelsin çocuklarının eninde sonunda onların çocuğu olduğunu unutmamalı. Çocuğun başarısızlığı varsa bunda anne ve babanın payı olduğu unutulmamalı. Çocuğun başarısının sadece kendine ait bir başarı olduğunu düşünmüyoruz. Nasıl bir başarı elde ettiğinde anne baba olarak çocuğumuzla gurur duyuyorsak, başarısız olduğunda da aynı duyguları hissetmeliyiz.”

Yayınlanma Tarihi: 07.06.2018
Görüntülenme: 169