HIZLI ERİŞİM İLETİŞİM

Tekstilin geçmişi ile geleceği arasında köprü kuran uygulama



Nişantaşı Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü tarafından ‘Etnografik Tekstillerin Restorasyonu ve Konservasyonu’ başlıklı bir konferans gerçekleştirildi. Konferansın konuğu Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü Restorasyon Ve Konservasyon Bölüm Uzmanı Konservatör Dr. Ragsana Hasanova oldu. Tarihi tekstillerin korunması, bakımı ve restorasyonu ile ilgili öğrencilere bilgilendirmede bulunan Dr. Ragsana Hasanova konferans sonrası üç uzman konservatör eşliğinde öğrencilere harap olmuş eski tekstil numunelerin onarımı konusunda uygulamalı eğitim verdi.

Etkinliğe Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Nursen Geyik Değerli, Prof. Dr. Hülya Tezcan, Öğr. Gör. Dilek Akdemir, MYO Tekstil ve Moda Tasarımı Program Başkanı Öğr. Gör. Bahar Yıldız ile öğrenciler katılım sağladı. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Dr. Öğr. Üyesi Nursen Geyik Değerli, “Çok özel bir coğrafyada çok değerli tekstil mirasına sahip bulunmaktayız.Nişantaşı Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü hocaları olarak öğrencilerimizi etnografik tekstil ürünlerin restorasyonu ve konservasyonu alanında bilgilendirmek, bilinçlendirmek adına uygulamalı bir eğitim verdik. Bu bağlamda Türkiye’deki nadir restorasyon ve konservasyon laboratuvarlarından birine sahip olan Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü ve uzmanları ile iş birliği yaptık. Bu tarz derslerle tekstilin geçmişi ile geleceği arasında köprü kuruyoruz” dedi.

EN BÜYÜK TAHRİBAT TEKSTİL ESERLERDE

Tekstil eserlerin doğal yaşlanmalarının ve bozulmalarının önüne geçmeye çalıştıklarını belirten Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü Restorasyon ve Konservasyon Bölüm Uzmanı Konservatör Dr. Ragsana Hasanova ise, “Kültürel mirasımız organik ve inorganik eserlerden oluşmaktadır. Organik eser grubunda yer alan tekstil eserler tarihi ve kültürel koleksiyonların büyük oranını kapsıyor. Ancak en büyük tahribatlara da bu eserler maruz kalmakta. Tekstil eserler fiziksel, kimyasal ve biyolojik bozulmalarla karşı karşıya. Bizler bu eserlerin üzerindeki lekelenmeleri, yırtılmaları parça kayıplarını gözlemleyip onların doğal yaşlanmalarının ve bozulmalarının önüne geçmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

TÜRKİYE’DE İŞLEMELİ TEKSTİL ESERLER ÖN PLANDA

Eserler üzerinde mikroskoplarla incelemeler yaptıklarını kaydeden Dr. Ragsana Hasanova, “Daha sonrasında eserlerdeki hammadde tayinini yapıyoruz. Lif yapısını inceliyoruz ve bilimsel analizlerle hangi bozulmalara maruz kaldığını tespit ediyoruz. Yol haritamızı bunlara göre belirliyoruz. Bilimsel komisyonlarımıza o eserin restorasyon ve konservasyonuyla ilgili yapacağımız uygulamalara yönelik öneriler sunuyoruz. Eseri restore ederken ilk önce özel bazı uygulamalarla yüzey temizliğini yapıyoruz. Türkiye’de işlemeli olan çok fazla tekstil eseri var. Onların lif yapısında sökülmeler meydana geliyor. Bunları ipekten elde edilen ipliklerle güçlendiriyoruz. Eserleri özel kutularda muhafaza ediyoruz. 6 ayda bir de rutin kontrollerimizi yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

HER ESER İÇİN AYRI TEDAVİ

Restorasyon ve konservasyon müdahalelerinin eserin bozulma türü, malzemesi ve dönemine göre değiştiğini söyleyen Dr. Ragsana Hasanova, “Lif yapısı, kullanılan malzemesi farklı olan tekstil ürünleri var. Bu sebeple uygulayacağımız metodlar sürekli olarak değişiklik gösteriyor” dedi.

Yayınlanma Tarihi: 30.12.2019
Görüntülenme: 193