HIZLI ERİŞİM İLETİŞİM

Tılsımlı Gömleklerin Sırları Konuşuldu



Tılsımlı gömleklerin sanat tarihi ve kültürel mirasımızdaki değeri Nişantaşı Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi Bölümü ve Metin Dokuma Atölyesi tarafından düzenlenen ‘Dünyanın Gözünün İçine Bakmak II’ konferansında ele alındı.

Türk kültüründe ilk örneklerini Dede Korkut hikâyelerinde ’kurşun geçirmeyen, kılıç kesmeyen, mutluluk getiren’ ifadeleriyle gördüğümüz tılsımlı gömleklerin nazardan, hastalıklardan koruduğu ve savaşlarda görünmez kıldığına inanılıyordu. Tılsımlı gömlekler bu nedenle çoğunlukla hükümdarlar, komutanlar, yöneticiler ve din adamları tarafından tercih ediliyordu. Topkapı Sarayı, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, İstanbul Vakıf Hat Sanatları Müzesi başta olmak üzere çeşitli müze ve koleksiyonlara dağıtılan bu tılsımlı gömlekler türbe, dergâh, askeri ve kent müzelerinde de karşımıza çıkıyor.

Tılsımlı gömleklerin sanat tarihi ve kültürel mirasımızdaki değeri Nişantaşı Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi Bölümü ve Metin Dokuma Atölyesi tarafından düzenlenen ‘Dünyanın Gözünün İçine Bakmak II’ konferansında ele alındı. Prof. Dr. Yavuz Demir ve Dr. Ziyad Guliyev moderatörlüğünde gerçekleşen konferansın misafir konuşmacısı uzun yıllar Topkapı Sarayı’nda Padişah elbiseleri kısmında görev yapan Prof. Dr. Hülya Tezcan oldu.

Topkapı Sarayı’nda 87 adet tılsımlı gömlek bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Hülya Tezcan, “Bunların çoğu padişahlara ait ama bunların sadece 7 tanesi kitabeli. Diğerlerini dönemlerine göre tasnif ettik. 15’inci yüzyıldan başlıyor. 17’nci yüzyıldan sonra ise desenler ve konular yavaş yavaş değişiyor. Örneğin 17’nci yüzyıldan sonra Hz. Muhammed’e atıfta bulunan gömlekler var. Hz. Muhammed’in Nübüvvet Mührü ön plana çıkıyor. Kadem-i Saadet dediğimiz figürler ön plana çıkıyor. Bunların modelleri çok çeşitli olabiliyor. Sadece gömlek değil aynı zamanda tılsımlı takke ve sancak da bulunuyor” dedi.

Yayınlanma Tarihi: 29.11.2019
Görüntülenme: 183